25/10/2017
01 Eylül 2013 / 25 Eylül 2017
İş dönüşü merdivenleri çıkarken geldiğimizi hissedip havlayarak sağa sola koşan ,sonsuz bir coşku ile karşılayıp sevgiye boğan Kaşar'ım... O merdivenleri sessizlikte çıkmak zor geliyor.
Eve girdiğimizde o çıkardığın ses, kopacakmış gibi salladığın kuyruğun.. Koşup ağzına oyuncağını alarak sevilmek üzere gelişin..
Akşam yemekleri hazırlanırken oturup bekleyişin.. Sofraya tabak konduğunda herkesten önce geçip oturman.. Birşey verilmezse ben buradayım diye sabırsızlanışın... Sofra kalkmadan mama kabına gitmeyişin... En ufak poşet sesine ne yiyoruz dercesine hızlı hızlı gelişin..
Erkin evde yokken oda kapısının önünde yatıp bekleyişin.. Üzgün veya düşünceliyken sanki anlıyormuş gibi gelip kucağıma kıvrılarak o patini koyuşun.. Eskeza 2 kişi yanyana gelmesin , gelip araya girişlerin,beni sevin deyişlerin.. Bunun gibi binlerce eksik var artık hayatımızda...
Bir cuma günü başlayan basit bir burun kanamasıydı be oğlum.. Ne oldu neden oldu birşey anlıyamadan testler, endoskopi ardından istanbul veteriner fakültesindeki son umut arayışları ... " Von Willebrand " dediler sen gittikten 3 gün sonra çıkan test sonucunda.
Işıksız odalarda, kısık ışıklar altında kapı önünde.. koridorda.. mutfaktaki güvende hissettiğin köşende... sahilde.. kafede.. gecenin bir yarısı uyandığımda evin herbir köşesinde seni arıyor gözlerim.
Aramıza katıldığın gün itibariyle senle dolu dolu gecen 4 kısa yılın ardından sıcacık hatıralarını bırakıp gittin bizi.
Yalnızlaştı tabanlar yürüyüşlerde…Durgunlaştı hayat… Ev tenhalaştı.. Gülüşler boşaldı.. Özlemin kapladı içimizi.. Yerine hiçbir şey koyulamaz, yeri dolduramazım seni çok seviyoruz ve özlüyoruz.Huzur içinde uyu 🐕👪