Kedi Köpek Veteriner Hekimliği

Kedi Köpek Veteriner Hekimliği Her Zaman Güncel Yeni Bilgiler Olacaktır... BUGÜN

Evde beslenen kediler için tırnak bakımı oldukça önemlidir. Kedilerin tırnakları da tıpkı insanlarda olduğu gibi uzamaya...
01/08/2016

Evde beslenen kediler için tırnak bakımı oldukça önemlidir. Kedilerin tırnakları da tıpkı insanlarda olduğu gibi uzamaya devam eder ve bu nedenle kedilerde tırnak, düzenli olarak kısaltılmalıdır. Sokak kedileri ve vahşi kediler ağaç gövdelerini kazıyarak yada uygun yüzeylere tırnaklarını sürterek bir nevi kendilerine doğal manikür uygularlar. Böylece kendi tırnak bakımlarını yapmış olurlar. Ancak evde beslenen kedilerin böyle bir imkanı yoktur. Tırnakları uzamaya devam eder ve uçları giderek sivrilir. Bu durum hem kedinizi yürürken çok rahatsız eder hemde sahiplerinde ufak yaralanmalara neden olabilir. Dolayısıyla ev kedilerinin tırnaklarını düzenli olarak mutlaka kesmelisiniz.

Kedilerde Tırnak Kesimi

Tırnak kesimi tüm kediler için zor bir işlemdir. Bu işlem sırasında sahiplerine çok zorluk çıkarırlar. Evde beslenecek olan kediler henüz yavru iken bu işleme alıştırılmalıdır. Tırnak kesme işlemi normal tırnak makasıyla yapılamaz. Köpek ve kediler için üretilmiş özel tırnak makasları vardır. Tüm bu sebeplerden dolayı en doğrusu veteriner kontrolüne gidildiğinde yaptırılmasıdır. Veteriner Hekim Ücret Tarifesi sayfamızdan bu işlem için fiyat bilgisi alabilirsiniz. Ancak kendiniz yapmak isterseniz bazı önemli konulara dikkat etmelisiniz. Kediler tırnaklarını parmaklarının içine çekerler ve sadece gerektiğinde dışarı çıkartırlar. Kedinizin tırnağını çıkartabilmek için patisine sert ve uzunca bastırınız. Kedilerin tırnaklarına kan dolaşımı olan kısımlar vardır bu yüzden doğru yerden kesmelisiniz aksi halde kanamasına sebep olabilirsiniz. Kesilmesi gereken alan ile korunması gereken alan beyaz tırnaklı kedilerde gözle görülüp ayırt edilebilir. Ancak siyah tırnaklı kedilerde buna özellikle dikkat etmelisiniz çünkü ayırt edebilmek çok zordur.

Kesilmesi gereken alan ile korunması gereken alanı nasıl ayırt edilir?

Resimde size bunu basit bir şekilde anlatmaya çalıştık. Tırnak içerisindeki canlı doku renginden ve yapısından dolayı ayırt edilebilir. Resimde beyaz tırnaklı bir kedide içerisinde kan olan doku görünür durumda.

Köpek Gençlik Hastalığı (Distemper)Her yaştaki köpekte görülebilmesine rağmen özellikle yavru köpeklerde daha sık rastla...
01/05/2013

Köpek Gençlik Hastalığı (Distemper)



Her yaştaki köpekte görülebilmesine rağmen özellikle yavru köpeklerde daha sık rastlanılan, virütik ve ölümcül olabilen bir hastalıktır. Özellikle iç parazitler gibi ikincil hastalıklar da varsa çok daha şiddetli seyredebilmektedir. Distemper insanlara geçmez fakat yavru köpekler arasında özellikle solunum yoluyla çok hızla bulaşır. Genellikle klinik bulgular başlamadan önce köpekte genel bir durgunluk, iştahsızlık ve ateş vardır. Köpeğin, hastalık etkeni virüsü aldıktan sonra 1 hafta 10 gün içinde klinik bulgular başlar. Hastalık 5 ayrı klinik formda seyreder ve her her form arasında 1 hafta kadar sürebilen iyileşme periodu görülebilir.


Klinik formları:
1- Mide-barsak formu: Şiddetli kusma, ishal ve iştahsızlıkla seyreder.

2- Göz formu: Gözde sarı-yeşil bir akıntı vardır ve göz kapaklarını kısarak bakmaya çalışır.

3- Akciğer formu: Kuru bir öksürük ile başlar, artarak yaş forma döner, burun kurumuştur, sarı yeşil akıntı gelir.

4- Deri formu: Patilerin yastık bölümününde (ayağın alt kısmı) erozyonlar dikkati çeker ,vücüdün değişik yerlerinde de sivilce benzeri görüntüler olabilir.

5- Sinirsel form: Bu form genellikle klinik seyrin en sonunda yaşanır. Vücudun değişik kaslarında seyirmeler (artarak devam edip bütün bedeni etkileyebilir), kısmi veya genel felç, dönme hareketi veya epilepsi (sara) krizi nöbeteleri ile karakterizedir. Sinirsel formun ilerlemiş aşamasında bazı köpeklerde kontrolsüz şekilde havlama veya bağırma belirtileri görülebilir.

Ne yazık ki oldukça ölümcül bir hastalıktır ve atlatabilen köpeklerde de seyirmeler (gözde veya ayaklarda), yürüyüşte zorlanma gibi arazlar bırakabilir. Hastalık genellikle aynı anda 2 formu da beraber göstererek seyreder. Hastalığın teşhisinde klinik bulgular ve bu bulguları meydana getirebilcek diğer hastalık ihtimallerinin ekarte edilmesi belirleyici olur. Gençlik hastalığının tedavisinde veteriner hekim klinik bulgulara göre tedavisini yapar ve hastalığa özgü serumu uygular. Hasta köpeğin vücut direnci bu hastalığın tedaviye cevap verip vermeyeceğini belirleyen faktörlerden belki de en önemlisidir.Yani köpekte herhangi bir parazit olup olmadığı, annesini ne süreyle emdiği, gelişme hızı gibi faktörler özellikle yavru köpekler için son derece önemlidir.

Distemper hastalığının aşısı vardır. Köpek 1.5 aylık olduktan sonra 3 hafta arayla 3 defa yavru köpeklere ve ergin olanlara da yılda 1 kez uygulanarak bağışıklık sağlanabilir. Veteriner hekimin belirleyeceği aşı programına uyularak bu denli önemli bir hastalıktan köpeklerimizi koruyabiliriz.

Köpekler diğer tüm memeli canlılarda olduğu gibi türlerinin devamını üreyerek sağlarlar. Hayvanlarda kızgınlık dönemleri...
21/08/2012

Köpekler diğer tüm memeli canlılarda olduğu gibi türlerinin devamını üreyerek sağlarlar. Hayvanlarda kızgınlık dönemleri insanlara kıyaslanırsa oldukça büyük farklılıklar gösterebilmektedir. Dişi köpek sahibi olarak sizin bu evre hakkında yeterli bilgiye sahip olmanız, "kızgınlık" (çiftleşme) s*klusunda oluşan olayların işleyişi ve bu dönemlerin özelliklerini bilmeniz, onun hayatını sizinle beraber daha rahat bir şekilde geçirmesinde büyük yararlar sağlayacaktır. Unutmamanız gereken diğer bir konu da dişi köpeklerin kızgınlık dönemlerindeki davranışlarının normalden farklılıklar gösterebileceğidir. Bu dönemlerde ona yaklaşamınız daha anlayışlı, sevecen ve dikkatli olmalıdır.

PUBERTAS (ERGENLİK ÇAĞI)

Beslediğiniz anne adayı bir dişi köpeğin cinsel hayatı (ergenlik çağı) doğduktan sonraki 6 - 12 aylık dönemde gözlemlenen ilk kızgınlık belirtileri ile başlamaktadır. Köpeğin ırkı ilk östrus s*klusunun görülme zamanı üzerine etki etmektedir. Ergenlik çağına erişilen dönem; ırk, çevre koşulları ve beslenme gibi faktörlere bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.

ÇİFTLEŞME MEVSİMİ

Dişi köpekler genelde ilkbaharda ve sonbaharda olmak üzere yılda iki kez kızgınlık gösterir. Bu dönemler mevsimsel monoöstrik (bir kızgınlık döneminde tek bir kızgınlık gösterme) olarak değerlendirilmektedir. Ancak yapılan bazı çalışmalar sonucunda çevresel etkilerin kontrol altında tutulduğu ortamda yetiştirilen köpeklerin mevsime bağlı olmaktan çıkabildikleri gözlenmiştir. Örnek vermek gerekirse Basenjii ırkı köpekler senede yalnız bir kez (Sonbaharda) kızgınlık gösterirler.

Genelde Proöstrus (kızgınlık öncesi) dönemi en çok Şubat ayında görülmektedir. Bu aydan sonra yoğun olarak görüldüğü aylar Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ve Ekim'dir. Ekim - Ocak arasındaki aktivite Haziran - Eylül arasındaki aktiviteden daha fazladır. Şubat - Mayıs ayları arasında kızgınlıkların yoğunlaşması hipotalamus 8211; hipofiz - ovaryumlar üzerinde çevresel stimülasyonun olduğunu göstermektedir. Özet olarak dişi köpekler yıl boyu östrus gösterebilir, çiftleşebilir ve yavrulayabilir. Ancak yoğun olan dönemler kış sonu ve ilkbahar başındadır. Çiftleşme için en ideal yaş 2 - 6. yıllar olup reprodüktif (üreme) performans 6. yaştan itibaren düşmeye başlar. Köpeklerin büyük çoğunluğunda 8. Yaştan itibaren kızgınlık gösterme durmaktadır (bakım, beslenme ve çevresel faktörlere göre değişkenlik gösterir). İlk çiftleştirmenin ikinci ya da üçüncü östrusta yapılması tavsiye edilmektedir.

KIZGINLIK SİKLUSU

Evcil dişi köpekler çiftleşme mevsiminde yalnızca bir kez kızgınlık gösterirler ve eğer gebelik oluşmaz ise 6 ay ya da daha uzun bir süre tekrarlanmaz. Genellikle Östrus s*klusu (kızgınlık dönemi);

1. Proöstrus (kızgınlık öncesi dönem),

2. Östrus (kızgınlık),

3. Diöstrus (kızgınlık sonrası dönem)

4. Anöstrus (Sakin dönem), olmak üzere 4 evrede oluşur.

1. PROÖSTRUS

Bu evre ortalama 9 gün sürmekte olup bazı köpeklerde bu süre 10 - 17 güne kadar uzayabilmektedir. Erken proöstrus döneminde dişi erkeği belirgin olarak reddeder ve üzerine aşım yapmaya çalışan erkeğe hırlar ve havlayarak onu korkutmaya çalışır. Bu sırada; ısırma, dişlerini saldıracakmış gibi gösterme, erkekten kaçarak kuyruğunu iki bacağının arasına sıkıştırıp ge***al organını (v***a) kapatma gibi davranışsal belirtiler gösterir. Erken dönemde gözlenen bu davranışlar gün geçtikçe yavaş yavaş değişerek, saldırgan davranışların yerini daha yumuşak davranışlar alır. Erkeğin kendisine yaklaşmasına gösterdiği reaksiyon giderek azalır ve erkeğin atlama teşebbüslerinden korunmak için yere oturur ve karın üstü yatar. Bu dönemde vajinadan kanlı bir akıntı gelir. Vajinal kanama, intrauterin - hemorajinin (rahim içi kanama), serviks'in hafif açılması ile vajinal boşluğa dökülmesidir. Vajinal kanama köpekten köpeğe değişkenlik arzeder. Bu akıntıyı çoğu köpek, v***asını yalayarak temizler ve proöstrus'un (kızgınlık öncesi) belirlenmesini güçleştirir. Kısa tüylü köpek ırklarında (Doberman vs.) uzun tüylü köpek ırklarına nazaran (Golden Retriever, vs.) kanamanın tespiti daha kolaydır. Bazı köpeklerde kanlı akıntı proöstrusdan östrusa geçişte kesilir. Kanlı akıntı bazı köpeklerde proöstrus - östrus boyunca görülürken, bazılarında ise sadece proöstrus başında gözlemlenebilir. V***a dudakları açıldığında mukaza hiperemik (kırmızı renkte) olup, v***a dudakları oldukça ödemli (şiş) bir hal almıştır. Ödemli v***a erkeğin aşım yapması sırasında dişide tepkiye yol açan en önemli nedendir. Bu dönemde dişi sık sık işeme pozisyonu alır. Erkek dişinin perineal bölgesini yalar.

2. ÖSTRUS

Östrus, "ateşli davranışlar" anlamında Yunanca bir kelimedir. Bu dönem, dişi köpeğin erkek köpeği çiftleşmek için kabul ettiği dönem olarak tanımlanabilir. Bu dönem 3 ile 21 gün arasında sürmekte olup ortalama 9 gündür. Dişinin erkeği kabul ettiği ilk gün östrus'un başlangıcıdır. Erkeği reddetme ile bu dönem sona erer. Dişi köpek, erkek köpeği gördüğünde, arka kısmını alçaltır, bu bölgeye (perineum) elle basınç uygulandığında kuyruğunu bir yana çekip yukarı kaldırır ve erkeğe destek vermek için arka bacaklarını gergin tutar. Dişideki güçlü seks feromenlerinin (östrojen hormonunun etkisi) etkisi ile çok uzak mesafelerdeki erkek köpeklerin dahi ilgisini çekebilmektedir. V***adaki ödem (şişlik) gevşek ve yumuşak bir hal alır ve erkeğin aşımı sırasında kenetlenme için engel oluşturmaz. Vajinadan gelen akıntı sarımsı veya pembe renklidir ve belirgin bir kanama yoktur. Bu dönemdeki dişi köpek erkeği kabul ederken ona karşı tepkisiz kalabilir ya da ilgisini çekebilmek için yanından ayrılmayabilir.

3. DİÖSTRUS

Vajinal akıntıda bulunan feromenlerin erkeği uyaran etkisi bu dönemde azalır ve giderek yok olur. Dişi erkeğin tüm çabalarına karşın aşıma müsaade etmez. Erkek bıkar ve dişiyi bırakır. Ortalama 50 - 80 gün sürer. Seksüel s*klusun kızgınlık evresinde (2. Evresi olan Östrus) eğerdişi hayvan çiftleşmemiş ise bunu takip eden s*klus döneminde (metostrus) Yalancı Gebelik adını verdiğimiz durum gelişir. Bu fizyolojik olarak seksüel s*klusun akışında yaşanan doğal bir süreçtir. Bunun sebebi kan prolaktin seviyesinin yükselmesidir. Bu artış bazen daha yüksek seviyelere ulaşmakta ve buna bağlı olarak ta dış klinik semptomlar ortaya çıkmaktadır. Bazen de bu seviyedeki (prolaktin) artış fizyolojik sınırlar içerisinde kaldığından dış klinik semptomlar gözlenmez. Başlıca klinik semptomlar; memelerin büyümesi, sıkıldığında süt veya sekret gelmesi, köpeğin memelerini yalaması, bazen memelerde kızarıklık ve ağrı. Karanlık yerlere saklanma, evdeki çeşitli taşınabilir eşyaları sahiplenme ve saklama, sinirlilik hali, iştahta azalma veya tam tersi artış gibi dış klinik semptomlar gözlenebilir. Mevcut bu olgu fizyolojik bir seyir izliyorsa müdahale edilmeden kendiliğinden 10 8211; 15 gün içerisinde düzelir. Ancak memelerde kızarıklık, şişkinlik, ağrı, ateş, genel durumda bozulma (iştahsızlık, durgunluk, vucut ısısında artış) gibi genel semptomlar oluştuğunda Veteriner Hekim tarafından müdahale edilmesi gerekir.

4. ANÖSTRUS

Anöstrusda klinik belirti görülmez. Tüm ge***al organlar tam olarak dinlenme dönemine girmiştir.

EN UYGUN ÇİFTLEŞME ZAMANI

Proöstrus ve östrus evrelerinin uzun sürmesinden dolayı, dişi köpeklerin ne zaman çiftleştirilmesi gerektiği konusu çok büyük önem arz etmektedir. Pratikte, dişi köpeklerde en uygun çiftleşme zamanı kanamanın görüldüğü andan itibaren 7 8211; 12. günler arasındadır (östrus'un (kızgınlık) başlamasından 2 - 3 gün sonra ya da proöstrus kanamasının görülmesinden 10 - 14 gün sonra olmaktadır). Başarılı bir gebelik elde etmek için ise dişi köpeğin erkeği kabul ettiği ilk gün çiftleştirilmesi ve 3 gün sonra tekrar aşıma alınması önerilmektedir. Bazı durumlarda dişi köpek kızgınlık belirtilerini size yansıtamayabilir. Bu tip durumlarda "Vajinal Smear Testi" Veteriner Hekiminizin tarafından yapılıp size uygun çiftleşme dönemi hakkında bilgi verebilir.

Her köpek sahibinin bilmesi gereken 20 konu1. Köpeğinizi kaybederseniz ve onu bulmak İçin hızla harekete geçip bulana bi...
31/07/2012

Her köpek sahibinin bilmesi gereken 20 konu

1. Köpeğinizi kaybederseniz ve onu bulmak İçin hızla harekete geçip bulana bir ödül koyarsanız, onu bulma şansınız % 90'dır.

2. Köpeğinizin mutlu olması için köpek mamasından başka şeylere gerek duyduğunu düşünüyorsanız, sadece sıcak su ve haşlanmış tavuk ile beslenen yaşlı dişsiz köpeklere bir bakın. Onlar daha küçücükken kuru köpek mamasının yeterince lezzetli olmadığı konusunda sahiplerini İkna etmişlerdi. Siz siz olun kuru mamanın dışında köpeğinize sağlıksız besinler vermeyin.

3. Bazı kişiler, köpeklerin garip kürkler İçinde 3 yaşında çocuklar olduğunu düşünürler, ama köpekler insanlar gibi düşünmez ve davranışları da aynı şekilde yorumlanmamalıdır. Ayrıca, köpekler insanların küçük yaratıklar olduklarını da düşünmezler; onlar bizim kocaman köpekler olduğumuzu sanırlar. Eğer iyi bir köpeğiniz olsun istiyorsanız, her zaman sizin bir numaralı köpek, yani alfa olduğunuzu düşünmesini sağlayın.

4. Köpek sahipleri, köpekleri ot yiyince telaşlanır, ama genellikle zararsızdır, aynı arkasından gelen kusma gibi. Ama bu otların arasında suni gübre ve böcek ilaçları olmadığından emin olun.

5. Köpeğinizin kulaklarına dikkat edin, çünkü erken önlemler ileride sorun çıkmasını önleyebilir. Kulakları kontrol edin ve koklayın. Eğer köpeğiniz kulaklarını sürekli olarak kaşıyorsa, kafasını sık sık sallıyorsa, ya da başını eşyalara sürtüyorsa, yardım isteyin.

6. Köpeğiniz, sabırlı ve kararlı olduğunuzu göstermediğiniz sürece, sizi ya da ailenizi mutlu etmek için yeni numaralar öğrenmeyecek ya da itaat eğitimi almayacaktır. Yeni bir numara veya komut öğretirken, sabırlı ve kararlı olun ve ders saatlerini kısa tutun. Bu şekilde eğitim hem sizin, hem de köpeğiniz için daha zevkli olacaktır.

7. Dişeti hastalıklarını önlemek için köpeğinizin dişlerini kontrol edin. Dişeti hastalıkları kötü bir ağız kokusuna, acıya hatta şiddetli ağrılara neden olabilir. Köpeğinizin dişlerini her hafta fırçalayın. Kendi diş macununuzu kullanmayın, köpekler İçin ayrı diş macunları var. Köpeğiniz için bir parça kumaşı et suyuna batırıp onunla dişlerini ovarsanız erken yaşta onu dişlerini fırçalattırmaya alıştırabilirsiniz.

8. Çocuğunuzun yabancı köpeklerin yüzünü öpmesine izin vermeyin. Küçük çocuklar çoğu zaman kendi köpeklerini, aynı ırktan olan başka köpeklerden ayırt edemezler. çocuğunuz sizinkine benzeyen bir yabancı köpeğin burnuna bir öpücük kondurmak isteyebilir, köpek de onu ısırıverir. En çok çocuklar köpekler tarafından ısırılıyor.

9. Köpekler gök gürültüsünden korktuğunda çoğu insan yapması gerekenin tam tersini yapıyor Köpeği zorla yatağın altından çekip çıkartıyorlar ve ona korkacak bir şey olmadığını söylüyorlar. Oysa yapmaları gereken şey, köpeğin yatağın altına veya saklanmak .istediği herhangi bir köşeye çekilmesi için onu cesaretlendirmektir Yabanıl yaşamda köpekler saklanacak yer ararlar. Köpeğinizin saklanacağı köşeye üzerinde kendi kokunuz olan bazı giysiler koyun, bu şekilde köpek fırtına geçinceye kadar kendisini daha güvenli hissederler.

10. Gök gürültüsü, şimşekler konusunda bir öneri daha: fırtınanın seslerini bastırmak için müziği açın, en iyisi perküsyon vurguları olan bir müziktir (bu şekilde gök gürültüsünün etkileri azalır), pancurları kapatın, çünkü köpekler şimşeği gök gürültüsü ile bağdaştırabilir ve şimşekten de korkarlar. Hiç bir şey işe yaramaz ise, veterinerinizden fırtına başladığında köpeğinize vermek üzere sakinleştirici isteyin (Asla herhangi bir şey için. köpeğinize kendi ilaçlarınız vermeyin, dozajları çok farklıdır).

11. Köpeğiniz, sizi sinirlendirecek bir şey yaptığında, örneğin bacağınıza sarılıp ilk seksüel denemeleri yapmak gibi, çok fazla tepki gösterip, bağırıp çağırmak ya da tam tersi köpeği kucağa alıp, okşamak veya herhangi bir başka bir şekilde özel bir ilgi göstermek gibi durumlarda olay daha da kötüleşir. Çoğu köpek bu içgüdüsel davranışı nedeniyle hiç bir tepki almamayı tercih eder.

12. Keneler başa beladır. Köpeğinizin üzerinde bir kene bulduğunuzda kenenin üzerine gaza batırılmış pamuk bastırın ve bir cımbız ile başının altından tutarak dikkatlice çekin. Kenenin başının cildin altında kalmamasına dikkat edin. Keneleri köpeğin üzerinde görmek çoğu zaman zor olduğundan, en iyisi kenelerin köpeğinize gelmesini önlemektir: kene ilaçları kullanın.

13. Sallanan bir kuyruk her zaman köpeğinizin mutlu olduğu anlamına gelmez. Pek çok başka şey de demek olabilir; sizi ısırmaya hazırlandığı, dahil olmak üzere. Diğer işaretleri de tanıyın ve dudaklarını kaldırıp kaldırmadığına bakın.

14. Köpeğinizi genel yerlerde gezdirirken tasmayı sıkı tutun. Aslında bunun böyle olması gerektiğini hepimiz biliyoruz. Ne olur ne olmaz, önüne bir .kedi ya da dişi bir köpek çıkabilir ve onun peşinden gidebilir Seyir halindeki araçlara özellikle dikkat! Eğer köpeğinizi tutabilecek kadar güçlü değilseniz ya da köpeğiniz fazla güçlü ise, yanınızda size uygun adım yürümesi için onu bir eğitim programına sokun.

15. Köpeğinize her gün belirli bir süre ayırmak, köpeğinizin hem fiziksel hem de duygusal sağlığını iyileştirecektir. Her gün onu okşayıp, onunla oynayın. Bunun bir yararı da , onu okşarken bedenindeki anormallikleri fark edebilir ve durum ciddileşmeden önce veterinerinizle birlikte tedavisini başlatabilirsiniz. Masajlar da hayvanların hastalıklardan ve ameliyatlardan sonra daha çabuk iyileşmelerini sağlar, dolaşım bozukluklarını düzenler ve bir takım kas ve kemik ağrılarını hafifletir.

16. Köpeğinizi doğru biçimde fırçalamayı öğrenmek önemlidir. Fırçalamak, hem köpeğinizin tüylerinin daha parlak ve sağlıklı olmasını sağlar, hem de başka yararları vardır. Ciltteki kan dolaşımını arttırır, yağların bedene dağılmasını sağlar ve toz ve ölü hücreleri alır.

17. Evde olmadığınız zamanlarda köpeğinizin barınabileceği güvenli bir yeri olmalıdır. Bahçenizin çitleri sağlam ise, köpeğinizi bahçede serbest bırakabilirsiniz. Ama köpeğiniz çevreye zarar veriyorsa veya kaçma konusunda bir uzman ise, bir ''köpek yolu'' yapın. Çoğu köpek sahibi, bir köpek yolunun hapishaneden farksız olduğunu düşünür, ama aslında daha çok bir çocuk oyun havuzu olduğunu düşünebilirsiniz. Düzenli bir köpek yolunun içinde olan köpek hem dışarıda güven içinde olacak ve bahçe dışına kaçamayacaktır. Köpek yolu yapmak için, kulübesinin önünden başlayan 10-30 m.' lik çelik teli bir ağaç ya da duvara monte edin, iyice gerin, sevk tasmasını da bu tele monte ederseniz çok geniş bir gezinme alanı elde etmiş olursunuz.

18. İster yavru olsun, ister yetişkin, yeni bir köpek edindiğinizde yapılması gereken ilk işlerden biri size yakın iyi bir veteriner hekim edinmektir. Aşı periyoduna dikkat! Acil durumlar için veterinerinizin telefon no' sunu üzerinizde taşıyın.

19. Köpeğinizin üzerinde her zaman okunabilir bir kimlik kartı bulundurun. Köpeğin ne zaman bahçeden kaçacağını bilemezsiniz. Bu küçük kimlik kartı size geri dönmesini kolaylaştıracaktır.

20. Köpeğinizde ciddi davranış sorunları var ise, örneğin aşırı havlama gibi, bir uzmana danışın ya da bu konudaki kitapları araştırın. Bu sorunu şimdi ele alın, hem köpeğinizin, hem de sizin iyiliğiniz için (bazı durumlarda, komşularınızın ki de). Ayrıca, onu , eğitmek için vakit ayıramayacaksanız, köpek almayın, yoksa ömür boyu sorunlar yaşarsınız.

17/02/2012
İLEUSTANIM :Mide ve bağırsak içeriği (kimus) oral yönden a**l yöne doğru olan normal ilerlemesinin engellenmesine ILEUS ...
15/02/2012

İLEUS
TANIM :
Mide ve bağırsak içeriği (kimus) oral yönden a**l yöne doğru olan normal ilerlemesinin engellenmesine ILEUS (bağırsak tıkanması)denir.
tam ıleus ve tam olmayan ıleus diye ikiye ayrılır.

NEDENLER :
Daha çok ağız yoluyla alınan yabancı cisimlerin bağırsak ka**lı içinde takılıp kalmasından oluşmaktadır.Bundan başka iç ve dış fıtık boğulmaları,Karındaki yapışıklıklar,bölgesel ishaller,ince ve kalın bağırsak kıvrılmalarında ileuslar şekillenir.

Bazan işırı paraziti bulunan köpeklerde vede kedilerde verilen paraziter ilaca bağlı olarak ölen parazitlerde bağırsaklarda tıkanmalara neden olabilir. oyuzden parazit ilacı kullanırken mutlaka sürgüt etkisi olan bir ilacın yada ilaçla birlikte barsak hareketlerini artırabilecek ilaçlarında verilmesi gerekir.
İleuslar öncellikle kedi ve köpeklerde görülür.Ileus nedenleri hayvan tarafından yutulan lastik top,bilye,çeşitli yumaklar ve hayvanin oynaması için verilen maddelerdir.Büyük hayvanlarda ince bağırsak parazitleri ve bağırsak komplementlerinden oluşur

Fosfordan zengin gıdalarla beslenen atlarda şekillenen bağırsak taşları tıkanıklıklara neden olurlar.

SEMPTOM :
Tıkanıklık bağırsağın ilk kısmındaysa hayvanlar gıdalarını aldıktan hemen sonra kusarlar,bu kusma s*k s*k refleksler halindedir. Su ve elektrolitlerin emilişinde azalma olur ve hayvanda şiddetli dehidrasyon ve zayıflama şekillenir.Ayni anda hidrojen iyonlarının kayba uğramasıyla alkaloz şekillenir.Tıkanıklık tam değilse bu belirtiler hafiftir.Tıkanıklık safra ka**lının bağırsağa açıldığı yerin hemen altında ise kusma esnasinda safranında atıldığı görülür.

Ileus durumunda alınan gıdalar emilemediği için bağırsaklarda gerginlik vardır.Ileusun ilk dönemlerinde bağırsak hareketleri artar daha sonra ise hareket azalır ve Felç şekillenir.Tıkanıklık olayı bağırsağın son kısımlarında ise bulgular Kronik olup belirgin değildir.Su ve elektrolit kaybı çok az ,bazanda olmayabilir.Kusma vardır fakat fazla değildir.Distalde tıkanmalarda bağırsak hareketleri daha fazladır.Bunun yansıra Ca,Mg,K,P ve bikarbonatların emilicinde aksamalardan dolayı bu maddelerin eks*kliği görülür.İleri devrede intoks*kasyon görülür.

Ileus olayı bir hastalığın komplikasyonu ise (rasitizime bağlı KOMPRATOZ olayı) tıkanıklığın önünde bol miktarda gaz ve gıda toplanacağı için karin dolgun ve gergindir.Hayvan yürürken Karin yere değiyormuş gibi gerilir.Ağrı vardır.Hayvan hareket etmek istemez.

Ileus sivri bir cismin varlığı neden oluyorsa bağırsak perfore olabilir ve içerik karin boşluğuna boşalır septik peritonit isten olum görülür.

TEŞHİS :
Hayvan kliniğe sahiplerinin yutulan maddeyi görmeleri,hayvanin iştahsız ve devamlı kusma ile hızla zayıfladığı şikayetiyle getirilir.

Palpasyona muayenede karin çeperinin dolgunluğu hakkında bir bilgi edinilebilir.Palpasyona Ağrı vardır.Koprasta olgularında bağırsak sucuk gibi dolgun ve katidir.Kesin teşhis Radyolojik muayeneyle konur.

LİSTERİOZİS:Gıda maddelerinden kaynaklanan hastalıklar açısında listerialar üzerinde son yıllarda gittikçe artan bir öne...
15/02/2012

LİSTERİOZİS:

Gıda maddelerinden kaynaklanan hastalıklar açısında listerialar üzerinde son yıllarda gittikçe artan bir önemle durulmaktadır.

Listerialar insan ve hayvanlarda endokardit, menenjit, meningo-ensefalit, abortus, septisemi, konjuktivit, artirit ve hepatit gibi ciddi sağlık problemlerine yol açmaktadır. Transplasental yolla gebe anneden yavruya geçen listerialar yavrunun ölümüne, atılmasına veya listeriozisli doğmasına neden olmaktadır. Listeriozisli doğan bebeklerde sinir sisteminde meydana gelen harabiyete ilişkin olarak meningitis, ensefalit ve spastik paralizler gibi bulgular görülmektedir.

Listerialar, 3-45 oC arasında üreme yeteneğine sahip olduğundan dolayı gıda kaynaklı bakteriler içersinde buzdolabı ısısında (+4 oC) faaliyet gösterebilen nadir bakterilerdendir. Bu özelliği infeksiyon riskini arttırmaktadır. Zira gıda maddesi düşük sayıda bakteri ile bulaşık olsa dahi buzdolabında bekletme aşamasında hastalık yapma konsantrasyonuna erişmesi kaçınılmazdır.

Bulaşma:

Listerialar insanlardan ve birçok hayvan türünden (sığır, koyun, keçi, kedi, köpek, manda, domuz, at, tavuk, hindi, kaz, ördek, balık ve insektler) izole edilmiştir.

L. monocytogenes çevrede çok yaygın şekilde bulunan bir mikroorganizmadır. Bu yüzden insanlar ve hayvanlar birçok yoldan etkene maruz kalabilirler. Hastalığın bulaşma ve yayılmasında hasta hayvanlar ve portörlerin gaita, idrar, süt, burun ve göz akıntıları aborte fötus, uterus akıntıları, kontamine silaj ve insektler rol oynamaktadırlar. Etkenin insanlara bulaşmasında et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, meyve, sebze, balık ve kabuklu deniz hayvanları olmak üzere tüm gıdalar sorumlu tutulmaktadır.

Süt ve süt ürünlerinde listerialar:

Süt ürünlerinde listeriaların bulunuşu çiğ sütten ziyade ürünlerin kontaminasyonuna bağlıdır. Yapılan deneysel bir çalışma ile listeriaların çiğ sütte 748 gün canlı kalabileceği ortaya konulmuştur. 1983’de Massachusettes’de pastörize sütten 49 kişi hastalanmış, bunlardan 14’ü ölmüştür. Listeria monocytogenes’in bazı peynir türlerinde 3 oC’de 28 gün canlı kalabileceği gösterilmiştir.

Diğer gıda maddelerinde listerialar:

Bu hususta et ve et ürünleri önem taşımaktadır. Batı Almanya' da yapılan bir çalışmada kanatlı etlerinde %85’e, kıyma ve çiğ sucuk örneklerinde % 80’e yakın oranlarda L. monocytogenes taşıdığı görülmüştür. 1981 yılında Kanada da koyun dışkısı ile gübrelenmiş lahanadan yapılan salatanın yenmesinden dolayı 41 kişi hastalanmış 6’sı ölmüştür.

Hayvanlarda listeriozis:

Hayvanlarda hastalığın ortaya çıkışında predispoze faktörler çok önemlidir. Vitamin bakımından fakir gıda maddeleriyle beslenme, silaj yemine ani geçiş, uygun olmayan şartlarda elde edilmiş silajın yenmesi, yeşil ot v.s noksanlığı en önemli faktörlerdir.

Hastalık monogastrik hayvanlarda genellikle visseral listeriozis, genç ruminantlarda: meningoensefalitis, erginlerde ise septisemi olarak görülür.

Listerial meningoensefalitiste; sinirsel semptomlar görünür. Durgunluk, yavaş hareket, yemleri çiğnememek, boyun kaslarında gerginlik, dudaklarda titreme ve yutma zorluğu en önemli semptomlardır. İleriki durumlarda konvülzyonlar, inkoordinasyon bozuklukları görülür ve hayvan 7-10 gün içinde ölür.

Listerial septisemi; septisemi semptomları (ateş, durgunluk, iştahsızlık v.s) görülür.

Listeriadan dolayı atılan yavrular genellikle ölüdür. Canlı doğanlar ise kısa sürede ölürler.

Teşhis:

Hastalık; enteretoksemi, beyin abseleri, atık etkenler, ketozis, zehirlenme, louping ill, kuduz, coenurus cerebralis ile karıştığından dolayı klinik teşhisi zordur.

Şüpheli durumlarda laboratuvara ölen hayvanlardan, karaciğer, dalak, pons, medulla oblangata ve spinal cord’un anterior kısımları, ayrıca atık fötüs, fötal membranlar de teşhis amacıyla gönderilebilir. Hasta hayvanlardan ise serum alıp gönderilir.

Sağıtım:

Eğer etken sinir sisteminde araz oluşturmamışsa hastalık antibiyotiklere cevap verebilir.

Korunma:

Listeriozis bağışıklık sistemi zaafa uğramış (yaşlılır, yeni doğanlar, hamileler immünosupresif ilaç alanlar) kimselerde daha tehlikeli seyretmektedir. Bundan dolayı bu gibi insanları hastalıktan uzak tutmaya daha fazla özen gösterilmelidir.

Hayvanlarda; hastalar ve hastalıktan şüpheli olanlar ayrılır. Hayvanlara iyi kalitede silaj yemi alıştırarak verilir. İnfeksiyon çıkan yerlerde özenli bir dezenfeksiyon işlemi yapılır. Atıklar, plasenta ve altlıklar yakılır veya gömülür. Portörler ayıklanır ve hayvan giriş ve çıkışı kontrollü yapılır. Hastalık zoonoz olduğundan dolayı hayvan bakıcılarının, veteriner hekimlerin ve ilgili şahısların çok dikkatli olmaları gerekir.

18/11/2011

dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/11/562/6965.pdf

18/11/2011

KÖPEKLERDE ÇİFTLEŞME TAKİBEN 3. 5. GÜN ARASI ÖSTRADİOL BENZOAT UYGULANMASI HEM OLUŞABİLECEK GEBELİĞİ ENGELLER HEMDE OLUŞABİLECEK HASTALIK DURUMLARINI EN AZA İNDİRİR.

Tüy Bakımı ve Fırçalama FırçalamaKedi temizliği, gerek banyo gerek fırçalama olsun, sonuç olarak her kediyi mutlu eder. ...
08/07/2011

Tüy Bakımı ve Fırçalama

Fırçalama

Kedi temizliği, gerek banyo gerek fırçalama olsun, sonuç olarak her kediyi mutlu eder. Özellikle fırçalama, kedilerin rahatlatan bir zaman dilimi geçirmelerini sağlar. Bir kediyi mutlu etmenin en kısa yolu onunla ilgilenmekten geçer. Kedi temizliği de onunla ilgilendiğinizi hissettirecektir. Kedi ne kadar özenli bakılıyorsa, kendisini o kadar iyi hissediyor demektir. Kabulettiği her hareketiniz, en iyi teşekkür dilekleriyle size geri dönecektir. Bırakın şımarsın. Ona harcayacağınız her an, kendi ruhsal sağlığınız için de kazanılmış demektir.

Fırçalama Yöntemleri

Kısa Tüylü Kediler
Amerikan kısatüylü, Amerikan teltüylü, İngiliz kısatüylü, Cornish rex, Singapur, Oryantal, Tonkinese, Kahverengi Havana, Korat, Ocicat, Siyam, Mavi Rusya, Chartreux, Pixie-Bob, Scottish Fold, Snow-shoe, devon Rex, Manx, Munchkin, Japon Bobtail. Bengal,

Fırçalama sıklığı: Haftada bir defa. Kullanılacak malzeme: Küçük dişli fırça, kauçuk fırça, kadife parça bez.

Fırçalama tekniği: Kauçuk fırça ile önce kedinin cildine masaj yapılır. Bu masaj kedinin gevşemesine yardımcı olacaktır. Masajı yuvarlak çemberler çizerek devam ettirebilirsiniz. Bunun için de fırçanın kenarını kullanmalısınız. Aynı şekilde devam ederek kedinin kafatasına kadar çıkın. Deriye okşama şeklinde darbelerde bulunun. Dokunuşlar nazik olmalı. Kedinin kafasına yapılan dokunuşların ardından, kuyruğuna doğru uzanın. Masajdan sonra diğer tarağa geçin.
Kısa dişli fırçayla önden arkaya doğru bir fırçalama tekniği kullanın. Kedinin kulak arkasındaki tüylerden başlayın, kuyruğuna kadar uzanın. Ardından kadife kumaşa geçin. Bu durumda tüylerin yine önden arkaya doğru silercesine yatırılmasını sağlayın. Bu işlem tüylerin parlamasını sağlayacaktır.

Orta ve Uzun Tüylü Kediler
Amerikan Bobtail, Amerikan Kıvırcık, Balinese, Birman, Egzotik, Himalayan, Javanese, LaPerm, Maine C**n, Uzuntüylü Manx, Uzuntüylü Munchkin, Norveç orman kedisi, Türk Van kedisi, Ragdoll, İran kedisi, Raga Muffin, Selkirk Rex, Sibirya, Somali, Türk Angora.

Fırçalama sıklığı: Orta ve zayıf tüylüler için, haftada iki defa. Uzun ve kalın tüylüler için haftada üç defa.

Kullanılacak malzeme: Kısa dişli bir fırça, paslanmaz çelikten tarak, yumuşak bir fırça. Fırçalama tekniği: İlk olarak kısa dişli fırçayı tüylerin ters istikametinde kullanacağımızı belirtelim. Kuyruk sokumundan itibaren fırçayı kullanarak, kat kat tabaka halinde tüylerin kalkmasını sağlayın. Kedinin kafasına kadar bu şekilde ilerleyin. Bu işlemi kedinin tam vücudunda tekrarlayın. Yanaklarına da küçük bir dokunuşta bulunabilirsiniz. Ardından paslanmaz çelik tarağı elinize alın. Tüylerin iyice içine soktuğunuz tarağı kedinin cildi üzerinde paralel çizgiler şeklinde hareket ettirmeye başlayın. Tarakla tüyleri yukarı doğru çekin. Bu işlem test işlemidir. Eğer kedinin tüyleri arap saçına dönmüş bir şekilde karışır ya da bir yana yığılırsa parmaklarınızla onları nazikçe ayırabilirsiniz. Son işlem olarak, kedinin tüylerini parlatmak amacıyla yumuşak fırçaya geçiş yapın. Bu nazik fırça ile tüyleri hafif şekilde yerine yerleştirin. Bir bez kullanır gibi kullanacağınız yumuşak fırça ile tüm vücudun üzerinden geçin.


Tüysüz Cinsler: Sphynx
Fırçalama sıklığı: Haftada bir defa. Kullanılacak malzeme: Küçük kauçuk fırça, yağ kurutucu şampuan, yumuşak ıslak bez.

Fırçalama tekniği: Sphynx'ler tüysüz kedilerdir. Ama onların da fırçalanmaya ihtiyaçları vardır. Küçük kauçuk fırça ile yapılması gereken, yumuşak darbeli masajlardır. Bu tarz fırçalarla yapılan masajlar kedileri olumsuz titreşimlerden koruyacak ve aktif haldeki foliküllerden kurtulmasını sağlayacaktır. Sphynx'ler fırçalanma ihtiyacı duymazlar ama özellikle banyoda fırçalanma masaj açısından çok önemlidir. Tüysüz kedilerde genel bir problem de cilt üzerinde biriken kirlerdir. Kat kat olan deri arasına giren bu kirlerin temizliği özen gerektirir. Yağ kurutucu şampuan kullanabilirsiniz. Çalkalayın ve kurutun. Kurutma işlemini bir havlu ile nazikçe yapmalısınız. En sonunda da parlatma işlemi için bebek bezi ile vücudunu silin.

Address

Karşıyaka
35

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Kedi Köpek Veteriner Hekimliği posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Category