30/01/2018
Onu bir kağıt parçasına katladım, çantama koydum. Ödememi yaparken çok teşekkür ettim. Sözlerim az bile kalmıştı, bişiler geveledim “sayende emin ellerdeyiz” demeyi de unuttum. Eve geldim, biraz köpeklerimle koklaştık, oynaştık. Yaşadığım hisse teselli topladım. Ortalık sakinleyince ya da ben sakinleşince çantamdan çıkardım. Kağıdını açarken sanki üzerime sıçrayacak bana bir şey yapacakmış gibi korkak bir şekilde hareket ettiğimi farkettim. Sonra da bu korkunun bana ait olmadığını... kısa bir süre daha baktım bir şey daha hissettim hemen katladım kaldırdım, biraz yok saymak istedim, bir de acı hissetmek istemedim...Sağlıklı bir yaklaşım değil gibi görünse de bir zaman sonra, sonra olunca mutlaka uğrarım. Bu saçmaymış... Absürt manasına gelen değil, kurşun familyasından olan saçma. Ben nereden tanıyayım bileyim saçma neye benzer? Yerde görsem neyin parçası diyebilirim...bahçede bulsam, boynumu iyice geriye atmış ağzımı da hafif aralamış çatıya bakarken “çatıdan mı düşmüş bu şey benzeri var mı?” derken kendimi görebiliyorum. Yeni geçici yuvası olduğumuz dünya tatlısı, minnoş ötesi emanetimin bacağından çıkardı dün gece veterinerimiz, canımız ciğerimiz. Kalçası nasıl, peki şurası nasıl, burası nasıl diye didiklerken çektiğimiz röntgende gördü. Görür görmez söyledi, çünkü daha önce defalarca saçma çıkarmış. Ne üzücü bir şey çok kez tecrübe etmesi! Bir yandan ellerini yıkarken vakalarını anlattı. Sırtımdaki tüylerim ürperip duruyordu. İçlerinden en etkilendiği Alman Çoban olmuştu bence, hem sayısı çoktu, hem de hala dokunulmayacak bir yerine saplanmış bir tane saçmayla yaşıyordu. Onu alamadığından da olabilir, ama bence onunla bağ kurduğundan en çok ondan etkilenmişti. Az evvel yine açtım baktım. Bu fotoğrafı çektim. En ufak korkmadım. Korku uçup gitmişti, zaten bana ait değildi, demiştim. O hissettiğim korku tamamen onu yaşayan köpeğime aitti. Onu katlamışım. Diğer hissettiğim yok saymak istediğim ise hala daha duruyor, biraz durabilir de, onu da kağıda tıkıştırmış, sığdırmış, katlamış gelmişim sonuçta...ve yine tamamı bana ait değil, bir parçası benim yaşadığım, bir parçası işini iyi yapan, ama her şeyden önce insan olan, köpekle bağ kurduğunu dolaylı anlatabilen iyi kalpli başımızdan eksik olmasın veteriner dostumuzun, bir parçası Alman Çoban’a, birazı emanetimin hayal kırıklığı . Kim diyebilir ki köpekler hayal kırıklığı yaşamazlar diye? Onu da tıkmanın, tıkmakla değer vermenin bir getirisi yok. Öylece duruyor şimdilik, yük olmasın diye de bıraktım. Yazınca hafifledi. Biraz daha bıraktım, bıraktım ki yerinde umut ve güven yeşersin, çünkü bir yerlerde iyi insanlar var, iyi çocuklar yetişiyor...bir de tabii önce kimliğim, sonra mesleğim insanı sevmeyi pratik ettiriyor. Geçici yuvası olduğum canımın içi emanetim dizimin dibinde, ve daha nice canlar da iyi insanlar sayesinde emin ellerde