Çiftlikköy - Hayvan ve Tarim Hobicilik Bilgisi -

Çiftlikköy - Hayvan ve Tarim Hobicilik Bilgisi - Hobbycilik Tarim ve genel bilgiler

09/07/2023
07/07/2023
İNCİR AĞACI NEDEN TEHLİKELİ? ocagima incir agaci diktin ne demek? Neden İncir ağaçları,Bahçelerin eve olan en uzak bölüm...
25/04/2023

İNCİR AĞACI NEDEN TEHLİKELİ? ocagima incir agaci diktin ne demek? Neden İncir ağaçları,Bahçelerin eve olan en uzak bölümlerinde..incir ağacını Evinizin önüne dikecekseniz dikmeyin. Gölgesi için de dikecekseniz dikmeyin.Çünkü incir ağacının kökleri aşırı sık, yayılmacı politika izlerler aynı zaman da güçlü ve genişlerdir. suyu da çok sever. Diğer kökler gibi bir engel karşısında kök, o engelin etrafını dolanmak yerine, onu delip geçer. Beton da olsa, plastik te olsa.. Bu yüzden bir evin yakınına incir ağacı dikmek o evi batırmak demektir. Evin; su borularını, kanalizasyon kanallarını, temellerini incir ağacı kökleri ; uzun zaman için de büyüyerek deler geçer..İncir suya koşar.. Su neredeyse onu bulur"İncir ağacının toprak altındaki kökleri suyu bulmak için metrelerce uzar.. Eğer incir ağacını evinize yakın dikerseniz, o mutlaka evin su giderinin yerini bulur.. Yıllar sonra bir bakarsın mutfağında, banyonda lavabodan incir kökü çıkmış.. ya da kökler ahtapot gibi boruları sarar, tıkar, hatta parçalar.. Başınıza büyük iş açar.. Yani ocağına incir ağacı dikilir." İncir kökü, suyu bulmak için toprak altında 10-15 metre gider.İnciri evlerden uzak dikmelerinin nedeni budur... Ocağına incir ağaçı dikmek" sözü de buradan gelir...

Kaynak: Youtube

Sarı kantaron (Hypericum perforatum) Yaz ortalarında çiçek açan bitki, eski çağlardan beri şifalı bir bitki olarak kulla...
25/06/2022

Sarı kantaron (Hypericum perforatum)

Yaz ortalarında çiçek açan bitki, eski çağlardan beri şifalı bir bitki olarak kullanılmıştır. Parlak sarı çiçekleri güneşin kendisini andırır ve iblisleri ve hatta şeytanın kendisini kovma gücüyle tanınır. Tabii ki, St. John's wort, 15 Ağustos'ta bitki kutsaması için bitki demetinden eksik olmamalıdır.

Şifalı bir bitki olarak, geleneksel olarak sinirsel stres ve sinirsel huzursuzluk durumunu iyileştirmek için kullanılır.
Paracelsus, St. John's wort'ta tüm insan için evrensel bir ilaç gördü. St. John's wort'un yara iyileştirici bir ajan olarak etkisini özellikle vurguladı.
Tanınmış tıbbi kullanımlar, hafif ve orta derecede depresyon, anksiyete ve sinirsel ajitasyon, psiko-vejetatif bozuklukların tedavisinin yanı sıra küçük yaraların, kas ağrısının ve birinci derece yanıkların tedavisini içerir.

Kurutulmuş bitki çay olarak veya alkollü özler ve maseratlar olarak kullanılır. Kapsüller ve tabletler şeklinde kuru bir ekstrakt da ticari olarak temin edilebilir.
Kırmızı yağ olarak da bilinen sarı kantaron yağı, saf olarak veya yağ karışımlarında kullanılır ve ayrıca merhem veya balzam halinde işlenir.

Her yaz, yabani koleksiyondan St. John's wort ve ayrıca göz kuruluğu bırakmayan St. John's wort schnapps ile bir yağ maseratı hazırlıyorum.
Bunu yapmak için, St. John's wort'un çiçeklerini yaz ortasında topluyorum, kırmızı çiçek suyunun daha iyi akabilmesi için bir havanda kabaca öğütüyorum ve bir başlangıç ​​kabını üçte bir oranında onunla dolduruyorum. Sonra başlangıç ​​kabını %40 mısırla doldurup 6-8 hafta pencere pervazında bırakıyorum. Schnapps daha sonra süzülür ve amber camda şişelenir.

Yağ yaklaşımı için, çiçeklerdeki su içeriğini azaltmak için taze toplanan çiçekleri 1-2 gün kurumaya bıraktım. Daha sonra bir havanda da kabaca öğütülür ve kaliteli zeytinyağı ile bir bardakta 6-8 hafta karıştırılır. Bitmiş St. John's wort yağı, bir merhem oluşturmak için amber cam şişelere doldurulur veya balmumu ile birleştirilir.

Bu yıl merhemim için yaklaşımı biraz değiştirdim. Zaten bir avuç dolusu ezilmiş ardıç meyvesi ekledim ve St. John's wort ile birlikte demlenmesine izin verdim. Bu yüzden merhemimin temeli olarak her iki bitkinin de bir maseratı var. Ve işte tarif:

200 ml sarı kantaron yağı ardıç ile
30 gram balmumu
1 çay kaşığı lanolin
10 damla Eth. ardıç yağı

Sarı kantaron yağı dikkatlice yaklaşık 70°C'ye ısıtılır. Sürekli karıştırarak balmumu ve lanolin ekleyin. Bu eridikten ve her şey iyice karıştırıldıktan sonra sıvı merhemi ısı kaynağından alın. Son olarak, şişelemeden önce uçucu yağ damla damla eklenir ve karıştırılır. Daha sonra temiz amber cam kavanozlara doldurulur. Merhem ayarlanana kadar soğumaya bırakılır.

Uçucu yağ söz konusu olduğunda sentetik değil doğal, mümkünse organik olmasına özen gösteriyorum. Her zaman üreticinin güvenlik talimatlarına uymalısınız. İlk kez kozmetik veya merhemler için bir yağ kullanırken, cilt üzerinde küçük bir alerji testi yapılması tavsiye edilir. Bunu yapmak için, bir damla yağı iyi tolere edilen bir cilt yağıyla (zeytinyağı, jojoba yağı vb.) karıştırın ve elinizin arkasına veya kolunuzun iç kısmına uygulayın. Birkaç dakika sonra bu noktada tahriş olmazsa, yağ iyi tolere edilir ve kullanıma uygundur.

Sarı kantaron geleneksel bitkisel ilaçlardan biridir. Bir yağ veya merhem olarak harici kullanım için iyileşme endikasyonları arasında kas ağrısı, eklem sorunları ve gerginliğin yanı sıra küçük yaraların ve yanıkların tedavisi de bulunur. Ancak, bu merhem ardıç içerdiğinden, aynı zamanda esansiyel yağ formunda olduğundan, merhem tahriş olmuş cilt, yara veya yanıklarda kullanılmamalıdır! Ardıç da geleneksel bitkisel ilaçlardan biridir ve haricen kas ağrıları ve eklem sorunları için kullanılır. Ek olarak, kan dolaşımını teşvik eder. Bu nedenle bu merhem, gerginlik kadar kas ve eklem şikayetleri için de oldukça uygundur.

Ama dikkat et! St. John's wort'un ışığa duyarlılaştırıcı özellikleri vardır. Açık tenli insanlar bu nedenle kullanıldığında ışığa karşı artan hassasiyet bekleyebilirler. Ardıç haricen kullanıldığında da zaman zaman alerjik cilt reaksiyonlarına neden olabilir. Bu nedenle, kullanımdan önce yukarıda açıklandığı gibi elin arkasında veya kol kıvrımında bir alerji testi yapılması önerilir.

Alinti / Kaynak; Kräuter

04/05/2022
20/02/2022

Pereskia aculeata bitkisi bendede artik var .hem meyvesi hemde yapraklari yeniliyor 😍🥰

DOKUNMA YANARSIN!Çok sayıda endemik bitki türüne ev sahipliği yapan Manisa'nın Spil Dağı Milli Parkında baharın müjdecis...
19/02/2022

DOKUNMA YANARSIN!

Çok sayıda endemik bitki türüne ev sahipliği yapan Manisa'nın Spil Dağı Milli Parkında baharın müjdecisi olarak bilinen kardelenler açtı. Karların altından çıkan beyaz ve sarı renkli kardelenleri koparmanın cezasının ise 109 bin 593 TL olduğu öğrenildi.

İHA

KAR NİMETTİR.. ❄️🌨️☃️    1- İnsan hayatında hava kadar değerli ve vazgeçilmez olan su kaynaklarını ve yer altı su rezerv...
25/01/2022

KAR NİMETTİR.. ❄️🌨️☃️

1- İnsan hayatında hava kadar değerli ve vazgeçilmez olan su kaynaklarını ve yer altı su rezervlerini, tarlaları, meraları besleyen, nehirlerin akmasını ve tatlı su kaynaklarını dolduran 'Kar'dır.

2- Hayatımızı kolaylaştıran elektrik ve sulama için kullanılan barajlar kar suyuyla dolmaktadır.

3- Kar yağışı ile birlikte soğuk hava azalır ve hava yumuşar.

4- Kara ve havadaki hastalığa neden olan bir çok mikrop kar ile birlikte yok olur. Karın hem havayı hem de karayı temizleme özelliği vardır. Bir nevi yeryüzündeki mikropları öldürerek, bizi temiz bir havaya kavuşturur.

5- Bitki ve yeryüzünde yetişen diğer otların üstünü örterek kış boyu soğuktan korur. Bu sayede bitkilerin soyu tükenmemiş olur.

6- Kar'ın içinde bununan amonyak toprağa karışarak, toprağın azot ihtiyacını giderir ve toprağı güçlendirir.

7- Kar suyu, toprağın içinde bulunan demir, potasyum, kalsiyum gibi minarelleri çözerek bitkilerin ve otların beslenmesi noktasında bir fabrika görevi üstlenir.

8- İnsan psikolojisi her zaman güzel görmeye meyillidir. Kar ise, doğayı bir gelin gibi süsleyerek, insanın estetik ruhuna işler psikolojik olarak rahatlar. İnsan bünyesi her zaman değişiklik ister ve dört mevsim yaşayan bir insan daha renkli ve daha hareketlidir.

9- Kar insan hayatını etkilediği gibi diğer canlıların, bitkilerin ve hayvanlarında yaşamını etkiler.

10- 'Kar, yaz turizmini olumsuz etkiliyor' gibi sözler anlamsızdır. Çünkü yaz turizmine ara verip kış turizmini başlatıyor. İnsan psikoloji her zaman aynı şeyi yapmaktan bıkar. Bu nedenle, kış turizminin ülke ekonomisine, insanın eğlence isteğine yaradığı gibi, insanları bıkmadan başka bir aktiviteye yönlendiriyor.

11- Bazen sevdiklerimizle karın içinde oynamak, kartopu savaşı yapmak, bir kardanadam yapmak bile onları mutlu eder. Kar, bir baba ya da anne için çocuklarına farklı bir haz tattırmaları için çok iyi fırsattır.

12- Ve sizler kar'ın hiç mi olumsuzlukları yok diyebilirsiniz ? Evet var. Eğer bir ülkede alt-yapı, yollar, köprüler ve yaşamın diğer alanları insan yaşamına uygun dizayn edilmemişse, kar da olumsuz etkiler yaz da. İnsanların ısınmak için yeterli yakacak bulamadığı, yeterli araçlara sahip olmadığı ve sosyal dayanışmanın yetersiz olduğu bir yerde kış da olumsuz etkiler yaz da....

Kaynak ; https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=5233488373352033&id=589457444421839

Nerden nereye..1500'lerde İngiltere'de insanların çoğu Haziran'da evleniyordu senelik banyolarını da Mayıs'da yapıyorlar...
10/01/2022

Nerden nereye..

1500'lerde İngiltere'de insanların çoğu Haziran'da evleniyordu senelik banyolarını da Mayıs'da yapıyorlar, Haziran'da hala çok kötü kokmuyorlardı..
Ama yine de kokmaya başladıkları için gelinler vücutlarından çıkan kokuyu bastırmak amacıyla ellerinde bir buket çiçek taşıyordu..

Banyolar içi sıcak suyla doldurulmuş büyük bir fıçıdan meydana geliyordu..
Evin erkeği temiz suyla yıkanma imtiyazına sahipti.. Ondan sonra oğulları ve diğer erkekler, daha sonra kadınlar, sonra çocuklar ve en son olarak ta bebekler aynı suda yıkanıyordu.. Bu esnada su o kadar kirli hale geliyordu ki içinde gerçekten bir şeyleri kaybetmek mümkündü..
İngilizce'deki 'banyo suyuyla birlikte bebeği de atmayın' (Don't throw the Baby out with the Bathwater) deyimi buradan gelmektedir..

Evlerin çatıları üst üste yığılmış kamıştan yapılıyor, kamışların altında tahta bulunmuyordu..
Burası hayvanların ısınabilecekleri tek yer olduğu için bütün kediler, köpekler ve diğer küçük hayvanlar (fareler, böcekler) çatıda yaşıyordu..

Yağmur yağdığı zaman çatı kayganlaşıyor ve bazen hayvanlar kayarak çatıdan aşağı düşüyordu..

İngilizce'deki 'kedi-köpek yağıyor' (It's raining Cats and Dogs) deyimi de buradan gelmektedir..

Yukarıdan evin içine düşen şeyleri engelleyecek hiçbir şey yoktu.. Böceklerin ve buna benzer nesnelerin yatakların içine düşmesi büyük bir sıkıntı oluşturuyordu.. Etrafında yüksek direkler ve üstünde örtü bulunan İngiliz usulü yataklar bu nedenle oluştu..

Zemin topraktı.. Sadece zenginlerin zemini topraktan başka bir şeyden yapılmıştı.. Toprak kadar fakir (dirt Poor) tabiri buradan çıkmıştır..
Zenginlerin ahşaptan yapılmış zeminleri vardı..
Bunlar kışın ıslandığı zaman kayganlaşıyordu.. Bunu önlemek için yere saman (Thresh) seriyorlardı.. Kış boyunca saman sermeye devam ediliyordu.. Bir zaman geliyordu ki kapı açılınca saman dışarıya taşıyordu.. Buna mani olmak üzere kapının altına bir tahta parçası konuyordu ki bunun adı 'Thresh hold' (saman tutan; Türkçesi eşik idi..

Yemek pişirme işlemi her zaman ateşin üzerine asılı durumdaki büyük bir kazanın içinde yapılıyordu..

Her gün ateş yakılıyor ve kazana bir şeyler ilave ediliyordu.. Çoğu zaman sebze yeniyor, et pek bulunmuyordu.. Akşam yahni yenirse artıklar kazanda bırakılıyor, gece boyunca soğuyan yemek ertesi gün tekrar ısıtılarak yenmeye devam ediliyordu.. Bazen bu yahni çok uzun süre kazanda kalıyordu.. 'Bezelye lapası sıcak, bezelye lapası soğuk, kazandaki bezelye lapası dokuz günlük' (Peas Porridge hot, Peas Porridge cold, Peas Porridge in the Pot nine Days old) tekerlemesinin menşei budur..
Bazen domuz eti buluyorlar o zaman çok seviniyorlardı..

Eve ziyaretçi gelirse domuz etlerini asarak onlara gösteriş yapıyorlardı.. Birisinin eve domuz eti getirmesi zenginlik işaretiydi.. Bu etten küçük bir parça keserek misafirleriyle oturup paylaşıyorlardı.. Buna 'yağ çiğnemek' (chew the Fat) adı veriliyordu..

Parası olanlar kalay-kurşun alaşımından yapılmış tabaklar alabiliyordu.. Asidi yüksek olan yiyecekler kurşunu çözerek yemeğe karışmasına sebep oluyor, böylece gıda zehirlenmelerine ve ölüme yol açabiliyordu.. Domatesler buna sık sık sebep olduğu için bundan sonraki yaklaşık 400 yıl Domateslerin zehirli olduğu düşünülmüştü..

Çoğu insanın kalay-kurşun alaşımından yapılmış tabakları yoktu.. Onun yerine tahta tabaklar kullanıyorlardı.. Çoğu zaman bu tabaklar bayat ekmekten yapılıyordu.. Ekmekler o kadar bayat ve sertti ki uzun zaman kullanılabiliyordu..

Bunlar hiçbir zaman yıkanmadığı için, içinde kurtlar ve küfler oluşuyordu.. Kurtlu ve küflü tabaklardan yemek yiyen insanların ağızlarında 'tabak ağzı' (Trench Mouth) hastalığı ortaya çıkıyordu..

Ekmek itibara göre bölüşülüyordu.. İşçiler yanık olan alt kabuğu, aile orta kısmı, misafirler de üst kabuğu alırdı..

Bira ve viski içmek için kurşun kadehler kullanılıyordu.. Bu bileşim insanları bazen birkaç gün şuursuz vaziyette tutabiliyordu.. Yoldan geçen insanlar bunların öldüğünü sanıp defnetmek için hazırlık bile yapıyordu.. Hatta bunlar birkaç gün süreyle mutfak masasının üstüne yatırılıyor¸ aile etrafına toplanıp yiyip-içerek uyanıp uyanmayacağına bakıyordu..
Buna 'uyanma' nöbeti deniyordu..

İngiltere eski ve küçük bir yerdi, insanlar ölülerini gömecek yer bulamamaya başlamıştı.. Bunun için mezarları kazıp tabutları çıkarıyor, kemikleri bir 'kemik evi'ne götürüyor ve mezarı yeniden kullanıyorlardı..

Tabutlar açıldığında her 25 tabutun birinde iç tarafta kazıntı izleri olduğu görüldü.. Böylece insanların diri diri gömüldüğü ortaya çıktı..

Buna çözüm olarak cesetlerin bileklerine bir ip bağlayıp bu ipi tabuttan dışarıya taşıyarak bir çana bağladılar.. Bir kişi bütün gece boyu mezarlıkta oturup zili dinlerdi.. Buna mezarlık nöbeti 'Graveyard Shift') denirdi.. Bazıları zil sayesinde kurtulur ('saved by the Bell') bazıları da 'ölü zilci' (Dead Ringer) olurdu..

Ortaçağda Avrupa'daki rahibelerin yüz ve ellerinden başka yerlerini yıkamaları kesin olarak yasaklanmıştı..

Kastilya Kraliçesi İsabella bile 50 yıldan fazla süren hayatı boyunca iki kez banyo yapmıştı..

Tuvaletle henüz tanışmayan Avrupa'da lazımlıkları sokaklara boşaltma adeti 17. yüzyıla kadar sürdü..

Fransa krallarından 14. Louis, gününün belli bir zamanını lazımlığında oturarak geçirir, devlet işlerini de buradan yürütürdü..

1600'lerde İstanbul'a gelen İngiliz büyükelçiler, lazımlık kullanma ve bunu da pencereden boşaltma adetleri yüzünden şehirden uzak olan Tarabya'yaki bir konağa gönderilmişti.. 19.yy da kesin olarak tuvalet kullanma sözü vermeleri üzerine Taksim'e taşınmalarına izin verilmişti..

liste böyle uzaaar gider..
Ama esas dikkat çekmek istenilen konu şudur;
1500 lü yıllarda adeta b*k içinde yaşayan Avrupa nasıl oldu da arayı bu kadar açtı?

Bu da bizim sınavımız olsun..
Tülay Albear
———————-

Konunun kaynağı
Prof. Dr. Erol Duren

Address

Ekinözü
46360

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Çiftlikköy - Hayvan ve Tarim Hobicilik Bilgisi - posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Category